Loader

Yahudi Devleti Kitap Tahlili

Paylaş

Md abdur Rob yazdı.

Theodor Herzl (1860-1904)

Budapeşte’de doğan Herzl, Hukuk fakültesinden mezun olmasının ardından Viyana’ya taşınmış ve çalışma hayatına başlamıştır. Herzl, 1891 yılından 1895 yılına kadar Viyana’da bir Paris gazetesinin muhabiri olarak çalışmıştır. Herzl Yahudi meselesinin sadece ana vatanında bir Yahudi devletinin kurulmasıyla çözülebileceğine inanmıştır. Bu projesini tartışmak amacıyla Baron Maurice de Hirsch ile görüşmüştür. Ancak görüşmenin sonucunda Baron’u ikna edemediğini düşündüğü altmış beş sayfalık makalesini Rothschildler’e göndermiştir. Bu çalışma, 1896 yılının şubat ayında Yahudi Devleti kitabının taslağını oluşturmuştur.

Yahudi Devleti’nin en başında Herzl, bir Yahudi anavatanı bulma hareketinin basit bir ütopik teori olmadığını, Yahudiler ’in çok kötü koşullarda sıkıntı çektiklerini ve yaşadıkları baskılar sonucunda doğan gerçekçi bir teklif olduğunu öne sürmüştür.

Herzl, bütünüyle Avrupa’daki ve bütün dünyadaki Yahudileri vadedilmiş topraklara (Filistin) çağırmıştır. Dünyanın dört bir yanında yaşayan Yahudiler, ilk önce bir ülkeye toplanılması kararına sıcak bakmamışlardır. Çünkü o dönemde Yahudiler; Amerika, Fransa, Rusya, Türkiye gibi ülkelerde daha iyi durumda yaşamaktaydılar. Kitap boyunca Herzl, sorunlardan birisi olan Yahudilerin kendi aralarında bulunan farklı tabakalaşmaya değinmekle yetinmemiş, Yahudi ulusunun farklı sosyoekonomik düzeydeki vatandaşlarına birbirleriyle kaynaşma fikrini vurgulamıştır.

  • “Yahudi meselesi, ulusal bir meseledir ve bu sorunu gidermek için büyük milletler tarafından düzenlenmiş bir konsey dahilinde tartışılarak, bunun bir dünya meselesi haline dönüştürülmesi gerekir. Biz bir ulusuz, tek bir ulus!”
  • “Yüzyıllardır yaşadığımız ülkelerde biz hâlâ yabancılar gibi oturup ağlıyoruz ve bu ülkeler, Yahudilerin acıyı çok önceleri tecrübe ettikleri topraklardır. Bu üzerinde yaşadığımız ülkelerin sahipleri ve ataları bu topraklara çok sonraları yerleşmişlerdir. Konu biraz düşünüldüğünde, kimin bu toprakların yabancısı olduğuna karar verebilir; ancak bu ulusların arasında gelişen ilişkilerin her yönü bu ihtimalin bir meselesidir.”
  • “Güvensiz barakalarda, bizi çıplak bırakan kulübelerde oturmak yerine güvenli, daha iyi, daha yeni, daha modern, daha güzel binalarda oturmalıyız. Uğranılıp, kazanılıp edinilmiş zenginliklerimizi terk etmeyip, onların farkına varmalıyız. Kazandığımız haklardan sadece daha iyisi ile karşılaştığımızda vazgeçmeliyiz.”
  • “Fikrinin doğruluğu için güvenlik ve onun icrası için de irade, bir birliğin ya da kolektif bir dayanışmanın oluşturulmasıyla bağlanabilir ve bu dayanışmanın adı ‘Yahudi Derneği’ olarak adlandırılabilir. Buna ek olarak da ekonomik açıdan üretken grup olarak bir Yahudi şirketi düşünülebilir.”

Theodor Herzl bu şekilde bir devlet kurmayı planlamıştır.

Herzl, yeni bir devlet kurma fikrinin temelini Peygamber Efendimiz’in (sav) Medine’ye hicret etmesi ve burada bir İslam devleti kurmasından almıştır. Kurulan devletin ikinci halifesi Hz. Ömer döneminde sistematik yapıya ulaşarak kurumsallaşması ve başka ülkelerin oluşturduğu problemlerle mücadele etmesi gibi örnek durumları yine yeni bir Yahudi devleti kurma fikrinin temeline yerleştirmiştir. Bu stratejik planlamalar için Müslümanların uyguladığı tutumlara bazı örnekler göstermek mümkündür. Şirket ve dernek kurulması, danışma ve müzakere meclislerinin kurulması, ticaret usulü, yeni binaların inşa edilmesi, çalışma saatlerinin belirlenmesi, devletten maaş alınması, bankacılık sisteminin kurulması, yeni şehre göç edilmesi, yeni bir anayasanın oluşturulması, devlet dilinin belirlenmesi, modern ordu ve istihbarat gücü oluşturulması, devletin sancağının belirlenmesi gibi fikirleri aslında Müslüman devlet yapısından almıştır. Medine’ye hicret ettikten sonra yeni bir devlet için Peygamber Efendimiz’in (sav) uyguladığı siyasi stratejiler ve Hz. Ömer’in hilafetinde uyguladığı prensipleri incelendiğinde benzerlikler görülmektedir.

Ve kitapta bir yerde şöyle geçmektedir:

  • “Filistin’i mi, yoksa Arjantin’i mi seçmeliyiz? Filistin bizim her zaman hatırlayacağımız tarihi evimizdir. Filistin ismi halkımıza olağanüstü bir kuvvetle çekici görünebilir. Eğer Sultan Hazretleri bize Filistin’i verseydi, biz Türkiye’nin bütün maliyesini yeni baştan düzenleme görevini üstlenebilirdik. Biz Türkiye’de Asya’dan gelen barbarlığa karşı koyan bir sınır karakolu, bir kale oluşturabilirdik.”

Aslında her türlü çabayı sarf ettikten sonra, Osmanlı Padişahı tarafından kendisine bölgede Yahudi devleti kurulmasına yönelik müsamahakâr bir tavır göremeyince gizli Siyonist planlarını hayata geçirmeye başlamıştır.

Bu kitap yazıldıktan ve okunduktan kısa bir süre sonra Herzl vefat etmiştir. Bu kitabın basımından bir yıl önce Herzl, Sultan II. Abdülhamit’e büyük bir meblağ teklif ederek Filistin’i istemiştir. Bu kitabın çıkışından yaklaşık 50 yıl sonra, İsrail Yahudi Devleti kurulmuştur.

Loading

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir