Loader

İsrail’in Başlattığı Nekbe (Büyük Felaket) Geri Tepecek

Paylaş

David Hearst

Canan Kazancı tercüme etti. 

İsrail hükümetinin söz verdiği gibi, Gazze’yi yeniden işgal etmeye çalışmak ve yalnızca bir Filistinli silahlı grubun işini bitirmek Orta Doğu’nun stratejik gerçekliğini değiştirmeyecektir.

Hamas’ın Gazze’den İsrail tarafına geçişinin ilk anlarından itibaren İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu tamamen gözden kaçan bir söz verdi.

Güney sınır kasabalarının belediye başkanlarına İsrail’in cevabının “Orta Doğu’yu değiştireceğini” söyledi. Şaşkın milletine hitaben yaptığı konuşmada da aynı şeyi söyledi: “Önümüzdeki günlerde düşmanlarımıza yapacaklarımız nesiller boyu yankılanacak.”

Peki Netanyahu’nun aklında ne var? Uzun zamandır İran’ın nükleer tesislerine saldırmak istediğini biliyoruz. 2010 yılında ilk kez engellenmesinden üç yıl sonra CBS’ye şunları söylemişti: “O kadar beklemeyeceğim.” Bir zamanlar (muhalefetteyken) İran’ın uçak gemisi olarak tanımladığı Hizbullah’ı ve Hamas’ı yok etmek istediğini de biliyoruz.

Filistinli direnişçilerin cumartesi günkü saldırısından bu yana, eski ABD Başkanı George Bush’un 11 Eylül saldırılarına verdiği tepkiyi yansıtan sözler kullandı. Tahtın arkasındaki güç olan eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Afganistan’da El Kaide’nin peşine düşerken zaten Irak’a daha büyük bir saldırıyı da düşünmüştü.

Netanyahu, Gazze’ye karşı yürüttüğü operasyon için şu anda uluslararası toplumdan aldığı eşsiz desteği, Bush’un 2001 yılında yaptığı gibi çok daha büyük bir amaç için kullanmayı düşünüyor olabilir mi?

İsrail muhalefetinin lideri Benny Gantz da daha büyük bir projenin sinyalini verdi: “Biz kazanacağız ve bölgedeki güvenlik ve stratejik gerçeği değiştireceğiz.”

İkinci Nekbe

Gazze’yi tekrar işgal etmeye çalışmak ve tek bir Filistinli silahlı grubun işini bitirmek bölgenin stratejik gerçeğini değiştirmez. Ayrıca Gazze’yi yeniden işgal etmeye çalışmak için 360.000 askerden oluşan bir orduya ihtiyacınız yok. Bu, ülke tarihinde toplanan en büyük yedek asker sayısıdır.

Kaynaklara göre, Hamas’ın en fazla 60.000 silahlı adamı var ve bunlar diğer gruplarla birlikte bu büyüklüğün üçte biri kadar bir güç oluşturmak için mücadele edeceklerdir. Tabii ki bunun, Netanyahu’nun sermayesi olan kavgacı söyleminden kaynaklanan kuru bir gürültü olma ihtimali var. Orta Doğu’yu değiştirmeye yönelik sözler daha önceki İsrailli ve ABD’li yetkililer tarafından sık sık dile getirilmiş ve içinin boş olduğu görülmüştü.

Eski İsrail Başbakanı Şimon Peres, Oslo’nun Orta Doğu’yu nasıl yeniden şekillendireceğine dair bir kitap yazmıştı. Eski ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, 2006 yılında Güney Lübnan’da Hizbullah’ı 11 gün boyunca bombaladıktan sonra İsrail’i ateşkes çağrılarını görmezden gelmeye çağırırken “farklı bir Orta Doğu ”ya işaret etmişti. Peki ya daha büyük bir yatırım planlanıyorsa? Bu neye neden olur ve genel olarak bölge için ne gibi riskler teşkil etmektedir?

İlk ve en bariz yanıt, ikinci bir Nekbe yani Gazze’nin 2,3 milyonluk (yani her İsraillinin aklındaki saatli demografik bombayı değiştirecek kadar büyük bir rakam) nüfusunun büyük bir kısmının kitlesel olarak sınır dışı edilmesidir.

İsrailli Yarbay Richard Hecht, salı günü yabancı muhabirlere, Filistinli mültecilere Gazze’nin Mısır ile güney sınırındaki Refah kapısından “gitmelerini” tavsiye edeceğini söyledi. Daha sonra ofisi, geçişin kapatıldığını kabul ederek Hecht’in söylediklerini “açıklığa kavuşturmak” zorunda kaldı.

Hem 1948 Arap-İsrail savaşı hem de 1967 savaşı sonrasında Mısır’ın Gazze’den mülteci akınına izin vermek zorunda kalabileceği ihtimali, Mısır’ın en büyük dini kurumu olan El-Ezher tarafından da gündeme getirildi: Filistinlilere kararlı olmaları ve bir yere ayrılmamaları çağrısında bulundu. Eğer kapalı kapılar ardında yeni bir kitlesel göç olasılığı tartışılmıyorsa bu açıklamayı neden yayınlasın ki?

Bir milyon Filistinlinin Gazze’den Sina’ya gelişi hiç abartısız, Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi’nin önderliğindeki on yıllık ekonomik gerilemenin ardından Mısır’ı alabora etme potansiyeline sahip görünmektedir. Şimdiden, bu teknelere rekor sayıda Mısırlı biniyor. Sisi de bu tehlikenin farkına vararak El Ezher’in çağrısını tekrarladı.

İnsansı Hayvanlar

Filistinlilerin kitlesel olarak sınır dışı edilmesinin, İsrail’in en uzun ve şimdiye kadarki en sessiz sınırına sahip olan Ürdün’deki Filistinliler ile Doğu Kudüslüler arasındaki hassas denge üzerinde ne gibi bir etki yaratacağı konusunda pek şüphe yoktur.

İkinci bir Nekbe, İsrail’i tanıyan ilk iki Arap ülkesini, her rejimin kendi devletini kontrol etme yeteneğini tehdit edebilecek varoluşsal bir krizle karşı karşıya bırakacaktır.

Ancak İsrail liderliğinin sözlerine ve pilotlarının eylemlerine bakılırsa, İsrail’in şu anda Gazze’de kitlesel bir göçü zorlamaya çalıştığı şey tam da bu olabilir.

Pazartesi günü, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Hamas’ın çocukların kafalarını kestiği iddialarına (ki bu iddialar bağımsız olarak doğrulanamıyor) dayanarak Filistinlileri “insansı hayvan” olarak tanımladı. İsrailli muhabirlerin Kfar Aza’daki katliamı görmelerine ilk başta izin verildiğinde bu yapılmamıştı.

Aynı gün Knesset üyesi Revital Gotliv, sosyal medyada yaptığı paylaşımda İsrail’e Gazze’de nükleer bomba kullanmayı düşünme çağrısında bulundu: “Orta Doğu’yu sarsacak tek bir patlama bu ülkenin itibarını, gücünü ve güvenliğini yeniden tesis edecektir! Kıyameti öpmenin zamanı geldi.”

Ardından eski General Giora Eiland, İsrail’in Gazze’de “eşi benzeri görülmemiş bir insani felaket yaratması” gerektiğini söyledi ve olası bir Nekbe ihtimaline karşı gözdağı verdi: “Sadece on binlerce kişinin seferberliği ve uluslararası toplumun çığlığı, Gazze’nin ya Hamassız ya da insansız kalması için bir kaldıraç gücü yaratacaktır. Bir varoluş savaşının içindeyiz.”

Cuma günü İsrail’in niyetine dair çok az şüphe kaldı. İsrail Ordusu, Gazze’nin kuzeyindeki Filistinlilere “biz söyleyene kadar” geri dönmelerine izin verilmeyeceğini söyleyerek ayrılmalarını söyledi. Hamas, Gazze’nin kuzeyindeki Filistinlilere “kararlı olmalarını” ve “evlerinde kalmalarını” söyledi.

İkinci Nekbe Başlamış Oldu

Çarşamba günü İsrailli bir ordu yetkilisi Kanal 13’e Gazze’nin yerle bir edileceğini ve bir “çadırlar şehrine” dönüştürüleceğini söyledi. Bu, dürüst olmak gerekirse, Hamas saldırısından bu yana her gece yaşananların aynısı.

Gece Kıyımı

Gazze’de neredeyse her gece bir katliam yaşanıyor. Hassas bombalarla tüm aileler yok edildi. Gazze’deki Filistinlilere tüm mahalleleri boşaltmaları söylendi, ancak bu sefer de bombalar ile karşılaştılar. Mahalleler sadece bir kez bombalanmıyor; sistematik olarak da hedef alınıyorlar.

Daha önceki operasyonlarda Gazze’deki Filistinliler, deniz kenarındaki nispeten zengin orta sınıf bölgesi olan Rimal’e kaçmıştı. Burası güvenli bir sığınak olarak görülüyordu. Çünkü daha önceki operasyonlarda İsrail’in burayı bombalamak için hiçbir nedeni yoktu. Şimdi Rimal de hedef alınıyor.

Bu gece kıyımı, İsrail’in güneyinde Hamas tarafından işlendiği iddia edilen savaş suçlarının intikamını alan disiplinsiz pilotlar tarafından tesadüfen gerçekleşmiyor, tasarlanarak gerçekleşiyor. İki milyondan fazla insanın elektriğini, suyunu ve gıdasını kesip gece bombardımanına maruz bırakmanın amacı onları kaçırtmaktır.

12 Ekim 2023’te Gazze Şehri’ne düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından .

Gazze’de bu tür bir soykırıma karşı güvenli bir yer yok. On dört tıbbi merkez bombalandı. Cumartesi gününden bu yana 500 çocuk öldürüldü.

Dolayısıyla İsrail durdurulmazsa, Gazze’de 2.251 erkek, kadın ve çocuğu (2014’teki kara saldırısında olduğu gibi) değil on binlerce insanı öldürmek için giriştiği yol, bir Nekbe’yi daha tetiklemeye yetecek kadar yüksek bir kayıp oranıdır.

Bundan önce, bu politikanın iki etkisi olabilir: İsrail içinde 1948 Filistinlileri ile İsrailli Yahudiler arasında bir iç savaş başlatmak ve Hizbullah ve nihayetinde bizzat İran ile bölgesel bir savaşı tetiklemek.

Bu Netanyahu’nun da düşündüğü şey olabilir. Hamas’ı ezmek Orta Doğu’yu değiştirmeyecek, ancak Hizbullah ve İran’ı önümüzdeki on yıl boyunca İsrail’e karşı her şeyi denemeye hazır güçler olarak etkisizleştirmek kesinlikle değiştirecektir.

Filistinli direnişçiler, İsrail’in 1967’de altı günde üç Arap ordusunu mağlup etmesinden bu yana sahip olduğu yenilmezlik efsanesini bir şafak baskını ile yerle bir etti. 1973’teki Orta Doğu savaşı bile Hamas’ın yarattığı şoku yaratmamıştı.

İsrail artık bu savaşın varoluşsal olduğunu söylüyor. İsrail sokaklarda hiçbir otoritenin olmadığı, İsraillilerin adaleti kendi ellerine alabilecekleri, yerleşimcilerle veya aşırı sağla bağlantısı olmayan normal vatandaşların silahlı olarak sokaklarda dolaştığı bir ülke gibi görünüyor. Genel nefret ve korku düzeyi o kadar yüksek ki, İsrail içindeki Filistinlilerin saldırıya uğraması an meselesi olabilir.

İsrail’de Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir gibi aşırı ulusal dini sağcıların yıllardır söyledikleri “Hodri meydan.” dan başka bir şey değil.

Geçtiğimiz şubat ayında Gantz, Smotrich’i “Başka bir Filistin Nekbesi yaratmak istiyor” düşüncesiyle işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetini desteklemekle suçlamıştı. Şimdi Gantz ve Smotrich aynı kabinede yan yana oturuyorlar.

Ulusal dini sağın görüşüne göre, Filistin ulusal davası ne kadar erken bastırılırsa o kadar iyi olur. Hamas’ın başarılı saldırısının yarattığı ulusal travma onlar için cennetten gelen kudret helvası gibi. Tam da bekledikleri koşulları yarattı.

Bölgesel Savaş

İsrail sınırlarında Gazze’nin bölgesel bir savaşı tetikleme olasılığı hiç bu kadar yüksek olmamıştı. Tüm Arap başkentlerinde duygular en üst noktada yaşanıyor.

İsrail’in karşılaştığı en donanımlı ve eğitimli silahlı grup olan Hizbullah’ın parmağı tetikte bekliyor. Hizbullah’ın genel seferberlik başlattığına dair güvenilir haberler var.

Üç İsrail askerinin öldürüldüğü, İslami Cihad’ın iddia ettiği savaşçıların katıldığı çatışmada dahil olmak üzere, Lübnan sınırından birkaç gündür saldırılar düzenleniyor. İsrail’in misilleme olarak Lübnan’daki bölgelere saldırmasının ardından Hizbullah’ın üç savaşçısı da öldürüldü.

Eğer bir kara saldırısı başlarsa, ki bu çok yakında olabilir, Hizbullah’ın tercihi ya İsrail’in Hamas’ı bitirmesini beklemek ve sonra onların peşine düşmek (gerçekte kendi başlarına kalacaklarının farkında olarak) ya da her grup bir savaş gücü olarak kendi etkinliğini sürdürürken Hamas’a ve Gazze’deki diğer silahlı gruplara katılmaktır.

10 Ekim 2023’te Lübnan’ın güneydeki Khirbet Selm köyünde iki Hizbullah üyesinin cenazesi.

Hizbullah’ın Lübnan sınırındaki statükoyu korumak istemesinin çok iyi nedenleri olabilir. Ancak bu artık İsrail’le karşı karşıya olan herhangi bir grubun ya da Filistin hareketinin herhangi bir bölümünün İsrail’e serbest geçiş hakkı vermeden göze alabileceği bir çatışma değil.

Perşembe günü İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Amir-Abdollahian, Filistinlilere karşı işlenen suçların “direniş ekseninin geri kalanından” karşılık bulacağını söyledi.

Hizbullah, bu durum ne kadar uzun sürerse birlikte hareket etmedikleri takdirde, her cephenin o kadar savunmasız hale geleceğini düşünmekte haklı olacaktır. İsrail’i Gazze’de anlaşmalı bir ateşkese uymaya zorlamanın tek yolu bu olabilir.

Kısıtlamanın ikinci kolu ABD’dir. Başkan Joe Biden, tam da Ukrayna’nın karşı taarruzunun çıkmaza girdiği, kışın yaklaştığı ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in zaferin ve Avrupa’nın savaş yorgunluğunun tadını çıkaracağı bir dönemde, Husiler gibi İran’la bağlantısı olan her silahlı grubu kapsayacak bölgesel bir savaşa (uzaktan hazırlanılmayan bir savaşa) sürüklenmeyi gerçekten ister mi?

Orta Doğu’da tamamen dengesiz bir müttefik tarafından yaratılan plansız bir bölgesel savaşın ABD için bir anlamı var mıdır? Bence yoktur. Biden, İsrail’e kesin destek vererek Netanyahu’ya en parlak yeşil ışığı yaktı. Ancak ABD’nin şu anda Gazze’de olup bitenlerin olası yıkıcı sonuçlarına yönelik bir savaş oyunu oynadığını düşünmüyorum.

Önümüzdeki Tehlikeler

Batılı bir savaş filosu, Lübnan kıyısı açıklarında Hizbullah’a karşı caydırıcı olmak için toplanıyor.

Harekete geçmeden önce, tam 40 yıl önce Beyrut’ta patlayıcılarla dolu bir kamyonun ABD denizcilerinin bulunduğu bir kışlaya girdiği ve dakikalar sonra benzer bir saldırının bir Fransız paraşütçü bölüğüne karşı gerçekleştiğini hatırlamaları gerekiyor. Yaklaşık 300 askeri personel hayatını kaybetmişti.

Dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan ve Fransa Başkanı François Mitterrand, ortak hava saldırıları düzenleme niyetindeydi. Sonunda, deniz bombardımanı dışında herhangi bir misilleme saldırısı gerçekleşmedi. Çünkü ABD Savunma Bakanı Caspar Weinberger ve Dışişleri Bakanı George Shultz bombalamalardan kimin sorumlu olduğu konusunda anlaşamadılar.

Biden’ın başkan yardımcısı olarak eski Başkan Barack Obama’ya, bitiremeyeceğiniz savaşların başlatılması yönünde yaptığı uyarılar bu sefer kulaklarında çınlayacak.

Hem ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken hem de Savunma Bakanı Lloyd Austin bölgede ortalığı sakinleştirmeye çalışıyor. Ancak onlarınki görevimiz tehlike. İsrail’in fitili yakmasına izin verdikten sonra şimdi patlamayı kontrol altına almaya çalışıyorlar.

Orta Doğu bugün, Bush ve eski İngiltere Başbakanı Tony Blair’in 2003’te kaygısızca Irak’ı işgal etmeyi planladıkları dönemdekiyle karşılaştırılamayacak kadar zayıf. Suriye, Irak, Yemen, Sudan ve Libya harabeye dönmüş; Mısır, Ürdün ve Tunus iflas etmiş durumda. İstikrarsızlık, Akdeniz’de büyük mülteci akınlarına sebep oldu. En misafirperver ev sahibi Türkiye bile artık bunu tersine çevirmeye çalışıyor.

Yazdıklarımın sadece üçte biri bile gerçekleşirse İsrail, Lübnan’dan Ürdün’e ve Mısır’a kadar silahlı grupların sürekli saldırılarına davetiye çıkararak sınırlarını açık hale getirebilir. En azından İsrail, Ürdün’le olan en uzun sınırında yaşadığı sessizliği kaybedecek.

Tek bir adamın (Netanyahu) kafasındakini hiç kimse göze alamaz. Batı’nın Gazze’deki bu operasyonu başlatması için kendisine verdiği açık çeki kimse karşılayamaz.

Orta Doğu’yu değiştirebilecek bir plana dönüşen Gazze operasyonu tehlikeli bir şekilde geri tepebilir. Bu da çok geç olmadan durdurulmalı.

 

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kudüs Araştırmaları Platformu’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir.

 

Metnin Orjinali:

https://www.middleeasteye.net/opinion/israel-palestine-war-netanyahu-second-nakba-started

 

 

 

Loading

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir