Loader

Filistin’i Silmek

Paylaş

Omar Suleiman

Gülşen Uğur tercüme etti.

 

Filistin’de yaşananlar artık soykırım, hatta etnik temizlik olarak tanımlanamaz. Bu, kitlesel imha ötesinde bir şeydir, bu tamamen silinmedir. Gazze’de kuşatma ve bombardıman durmaksızın devam ederken, her gün yüzlerce kişi öldürülürken, çok daha fazlası sakatlanırken ve ailelerin nüfus kayıtlarından silinirken, uluslararası toplum hala sessizce izliyor. Gazze’ye yönelik saldırıya dair küresel konuşma, tarihi Filistin topraklarının bir bölümünün daha İsrail tarafından ilhak edilmesine doğru kayıyor ve dünya genelindeki ülkeler adaletsizliği önlemek yerine Filistinlilerin mülteci olmasını ve yollarının onlara çıkmaması için çabalamakta.

Bugün, Filistinliler için bir sonraki adımın ne olacağı korkusu, dünyanın onların acılarına karşı bariz kayıtsızlığının zulmünden daha büyük bir tehdit gibi görünüyor. Bu kez Nakbe televizyonlarda yayınlanıyor ve onun için nihai bir son korkusu var. Filistin’de yaşananlar artık soykırım hatta etnik temizlik olarak tanımlanamaz.Bu, kitlesel imha ötesindedir, tamamen silinmedir. Çoğunluğu kadınlar ve çocuklardan oluşan masum Filistinli sivillerin hayatlarını sona erdirmeye yönelik insanlık dışı ve ahlaki açıdan hiçbir tutar dalı olmayan bu askeri kampanyanın yanı sıra, onların kimliklerini tamamen silmeye yönelik eşit derecede, hatta daha karanlık bir kampanya daha yürütülmektedir.

Kaynak: AFP

Apple, Google veya diğer dijital haritaları açın. “Filistin” yazın. Bulamayacaksınız. Yalnızca İsrail’i bulacaksınız. Şanslıysanız, kimse yanlışlıkla bağımsız bir ulus-devlet olduğunu düşünmesin diye sizi İsrail içine sıkıca gömülü olan “Filistin Toprakları” olarak adlandırılan küçük bir parçaya yönlendirebilirsiniz. Ve elbette hiçbir haritada, Filistin Toprakları’nın önünde yer alması gereken çirkin ama gerekli o ifadeyi bulamazsınız: “İşgal edilmiş.”

Bugün hayatta olan her Filistinli, ya vatansız ve/veya evsiz bırakılma gibi acımasız bir deneyim yaşadı ya da ebeveynlerinin anavatanlarının görünüşte kurgusal olduğu gerçeğine uyandı. Louisiana’da (ABD) doğup büyüyen genç bir çocuk olarak annemin bana ikinci sınıf öğretmenimin neden “Filistin diye bir şey yok” dediğini açıklamak zorunda kaldığını asla unutmayacağım.

Babamın İsrail devletinden beş yaş büyük olmasına rağmen aniden üzerinde “Filistin” yazan 1948 öncesine ait tüm haritalar, bayraklar, resimler, kültür ve hatta eski madeni paralar sözde bir yalana dönüştü. Bizimle ilgili her şeyin sözde varolmayan şeyler. Yok olan sadece Filistin halkı ya da ülkenin adı değil, aynı zamanda Filistin kelimesinin kendisidir. Savaşta yahut barışta bile Filistin kasıtlı olarak bilincimizden ve söylemimizden siliniyor.

Arap devletleri ile İsrail arasındaki ilişkileri normalleştirmek için ABD’nin aracılık ettiği sözde gişe rekorları kıran Abraham Anlaşmaları, bir şekilde mağdur olan asıl tarafı, yani Filistin halkını dışarıda bırakmayı başarıyor. Arap devletleri ile İsrail arasındaki barışın önündeki en büyük engel olduğu varsayılan Filistinlilerin içinde bulunduğu kötü durumun, Filistin halkını böylesine devasa bir anlaşmanın -merkezi olmasa da- kritik bir paydaşı haline getirmesi beklenirdi.

Ancak Abraham Anlaşmaları söz konusu olduğunda Filistinliler yok hükmündedir. Ve şimdi, işgalci İsrail devletinin Filistinlilere karşı yürüttüğü mevcut soykırım kampanyası, evrensel olarak – ve hatalı bir şekilde – “İsrail ile Hamas arasındaki bir savaş” olarak tanımlanıyor. 7 Ekim’den önce 75 yıldır İsrail işgali ve zulmüne maruz kalan Filistin halkının artık bir önemi yok. Bu kötü niyetli halkla ilişkiler hamlesi iki nedenden dolayı son derece sorunludur.

Birincisi, İsrail’in barışsever, kendi işine bakan medeni demokrasi ve Hamas’ın ise durup dururken kendisine saldıran, akla gelebilecek tüm Müslüman karşıtı süslemeler ve mecazlarla bezenmiş, açıklanamaz derecede kötü ve barbar milis grubu rolünü üstlendiği basit bir iyiye karşı kötü hikayesine izin vermektedir. İnsan Hakları İzleme Örgütü, Uluslararası Af Örgütü ve hatta çok sayıda İsrailli insan hakları örgütüne göre İsrail aslında bir apartheid devleti ve yeryüzündeki en insanlık dışı açık hava hapsi sistemini uygulayan yasadışı bir işgalcidir.

İsrail’in düzinelerce siyasi partisi olabilir, ancak bu ülkenin eski başbakanı, yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya olan biri olarak yargıyı baltalayabiliyorken ve hükümetine kendilerini açıkça faşist olarak tanımlayan üst düzey yetkilileri atayabilirken, sıkça tekrarlanan, İsrail’in Orta Doğu’daki tek “demokrasi” olduğu iddiası ciddiye alınamaz.

İkincisi ve çok daha rahatsız edici olanı, Filistin’i stratejik olarak anlatıdan silerek İsrail, 7 Ekim saldırılarının 70 yılı aşkın süredir Filistin halkını işgal etmesiyle bağlantılı olduğu yönündeki her türlü zorlu soruları tamamen görmezden geliyor. Bariz gerçek şu ki, “Filistin” kelimesi İsrail’in uluslararası sahnedeki imajına derinden zarar veriyor.

“Filistin” kelimesi, evrensel olarak kabul görmüş o kadar çok mağduriyeti ve o kadar çok baskı, boyun eğdirme ve soykırım öyküsünü taşıyor ki, bu konuşmaya dahil edildiğinde İsrail, ne kadar umutsuzca çabalasa da, işlediği suçlara itiraz edemiyor. Filistin’in ahlaki ağırlığı o kadar ağır ki, bu söz her söylendiğinde İsrail’in halkla ilişkiler balonunun sönen tıslamasını duyabiliyorsunuz. Hiçbir sahil tesisi ve teknolojik at, İsrail’in ellerindeki Filistin kanının kalıcı lekesini silemez.

İşte bu nedenle, İsrail’in bu ağır ahlaki yükten kurtulmasının tek yolu, İsrail’in düşündüğü gibi, “Filistin” kelimesini tamamen ortadan kaldırmaktır, bu da haritalardan silinmesini içerir. Yine de İsrail her yıl Birleşmiş Milletler’in önünde durarak, kendisini sözde haritan silmek isteyen ‘barbar’ uluslardan korunmak için yalvarıyor. İroni histerik olabilir ama ikiyüzlülük gerçektir.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kudüs Araştırmaları Platformu’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Orjinal metin: https://www.aljazeera.com/opinions/2023/10/19/erasing-palestine-2

Loading

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir