Loader

Aksa Tufanı: Son Gelişmeler

Paylaş

“İsrail polislerin Filistinli protestoculara ateş açma iznini oylayacak”

İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, muharebe kurallarının gevşetilmesi ve polisin İsrail’deki Filistinli protestoculara ateş açmasına izin verilmesi için pazar günü bir önerge sunacak.

Maariv’de yer alan bir habere göre, bu düzenleme bölge komutanlarına Filistinli İsrail vatandaşları tarafından düzenlenen protestolar sırasında “operasyonel ihtiyacın en yüksek değere sahip olduğu durumlarda” gerçek ateş açma izni verecek.

Devam eden savaş da dahil olmak üzere “acil durumlar” için geçerli olacak.

Yeni önlem, “gerçek mermi kullanımının kalabalığı dağıtmak için bir araç olmadığını” ve İsrailli yetkililerin Filistinli vatandaşlara karşı ayrımcılık yaptığını tespit ettiği 2003 OR Komisyonu tarafından yapılan tavsiyeleri de göz ardı edecek.

Ben-Gvir, “Bu, savaş çabalarının sürekliliğininin bir parçası olarak polis memurlarımıza anında müdahale etme yeteneği kazandıracak dramatik ve kritik bir değişikliktir.” dedi.

“Tarih hepimizi yargılayacak”

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres İsrail ve Gazze’de bir ateşkes çağrısı yaptı ve bunu ateşkes için “kritik an” olarak nitelendirdi.

Cuma akşamı X’te “Orta Doğu’da insani ateşkes, tüm rehinelerin koşulsuz serbest bırakılması ve ilk yardım malzemelerinin gerekli ölçekte teslim edilmesi için çağrımı tekrarlıyorum.” diye yazdı.

“Herkes sorumluluklarını üstlenmelidir. Bu, kritik bir an. Tarih hepimizi yargılayacak.”

Bu arada, BM Genel Kurulu ezici çoğunlukla Ürdün’ün Gazze’de insani ateşkes çağrısında bulunan ama bağlayıcı olmayan kararı lehine oy kullandı.

Ürdün’ün derhal insani ateşkes çağrısı BM Genel Kurulu’nun 120 üyesi tarafından desteklendi.

On dört üye İsrail, ABD, Macaristan, Avusturya, Hırvatistan ve Fiji de dahil olmak üzere karara karşı oy kullandı.

İngiltere, Avustralya, Kanada, Ukrayna, Tunus, Japonya, Hindistan ve Almanya dahil olmak üzere kırk beş ülke çekimser kaldı.

Bu bağlayıcı olmayan karar, “derhal, kalıcı ve sürekli insani ateşkes” çağrısında bulundu ve tüm taraflardan uluslararası insancıl hukuka uymalarını ve Gazze Şeridi’ne yeterli temel malzemelerin ve hizmetlerin kesintisiz ve engellenmeden sağlanmasını talep etti.

Kanada’nın Hamas’ı kınama ve “rehinelerin alınmasını” isteyen önerge kabul edilmedi. 85 lehte, 55 aleyhte oy alan önerge, 23 çekimserle birlikte üçte iki çoğunluğa ulaşamadı.

İşgal devleti İsrail ordusu, Gazze’de faaliyet gösteren tankları gösteren video görüntülerini yayınladı ve bir gecede Gazze’de “150 yeraltı hedefi vurduğunu” iddia ediyor.

Edinen çok az bilgiye göre, kuşatma altındaki bölgedeki en yoğun bombalama gecelerinden biri gibi görünen olayın ardından Gazze Şeridi’ndeki iletişim kesintisi devam etmekte.

Gazze’den gelen görüntülerde, el Şati kampındaki bombardımanın ortasında umutsuz yalvarışlar ve çığlıklar duyuluyor.

Cuma günü Filistinlilerin şehit sayısı 7.300’dü ancak iletişim kaybının gerçek rakamın çok daha yüksek olabileceği anlamına geliyor.

Elektrik ve ağ bağlantılarının tamamen kesildiği Gazze’de insanlar iletişim kurmak için camilerin megafonunu kullanmaya başladı.

Batı Şeria’da binlerce Filistinli Gazze halkı için sabah namazına katıldı.

Bir Gazze Sivil Savunma yetkilisi yoğun bombardımanların Gazze’nin kuzeyinin ‘çehresini değiştirdiğini’ söyledi.

Gazzeliler sabah uyandıklarında yüzlerce bina ve evin yıkıldığını ve sokaklarda geniş kraterler oluştuğunu gördüler.

Görgü tanıkları AFP’ye bombardımanların çoğunun Gazze’nin kuzeyindeki Cebaliye bölgesinde bulunan iki hastanenin (el Şifa ve Endonezya hastanesi) çevresinde yoğunlaştığını söyledi.

İşgal devleti İsrail’in kara operasyonlarını genişletmesinin ardından Gazze’ye yönelik hava saldırılarıda devam ediyor.

İki günlük neredeyse iletişim kesintisinin ardından Pazar sabahı internet bağlantısı kısmen yeniden sağlandı ve şehit sayısı belirsizliğini korurken, hâlâ enkaz altında kalan kişilerin olduğu belirtiliyor.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırıları çok sayıda can kaybına yol açarken, sivil savunma ekipleri kendilerini iki seçenekle karşı karşıya buluyor: Vefat edenleri almak için saatler harcamak ya da şehitleri enkaz altında bırakıp hâlâ hayatta olan yaralıları çıkarmak için başka bölgelere koşmak.

Bombalama aynı anda farklı yerlerde gerçekleşiyor ancak sivil savunmanın harekete geçebilecek ekipmanı ve mürettebatı çok sınırlı.

İşgal devleti İsrail’in 7 Ekim’de Gazze’ye şiddetli bir bombalama kampanyası başlatmasından bu yana, büyük çoğunluğu kadın ve çocuklar olmak üzere en az 8.000 kişi şehit edildi.

 

İşgalci İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, İsrail askerlerinin ve zırhlı araçlarının kara operasyonlarını genişletmek amacıyla Gazze’ye girmesiyle ülkesinin savaşın “ikinci aşamasına” girdiğini söyledi. Aynı zamanda Gazze’yi havadan bombalamaya devam etmekte.

Filistinli yetkililer Gazze’deki Kudüs Hastanesi’ni bombalama planlarından önce işgalci İsrail’den hastaneyi boşaltma tehdidi aldığını belirttiler.

İşgal devleti İsrail’in evlerini ve mahallelerini bombalaması sonucu şu anda yaklaşık 14.000 Filistinli hastaneye sığınmış durumda.

Kudüs Hastanesinin doktorları tahliye yollarının olmadığını ve gidecek hiçbir yerlerinin olmadığını tekrarlıyor.

İşgalci İsrail’in etrafını bombaladığı Kudüs Hastanesinden gelen ilk görüntüler hastanenin bazı bölümlerinin zarar gördüğüne ilişkin.

 

Kaynak: MiddleEastEye

 

 

Loading

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir