Loader

3000 Gece Film Tahlili

Paylaş

Zeynep İpek yazdı.

“Kanımızla, ruhumuzla Filistin’i kurtaracağız.”

Filmin avluda geçen isyan sahnelerinden bir haykırış: Kanımızla, ruhumuzla Filistin’i kurtaracağız.

Beyrut’ta yetişmiş olan Filistinli yönetmen Mai Masri’nin birçok festivalde gösterilen filmi 3000 Gece, İsrail hapishanelerinde bebeğini büyütmeye çalışan anne Layal’in hikayesini ele almaktadır. Film 1980’lerde yaşanan bir hadiseden esinlenilmiştir. İlk gösterimini 2015 yılında yapan film, Ürdün’de çekilmiş ve tüm oyuncuları Filistinlidir. Yönetmen, Filistinli oyuncuların bazılarının hapishane süreci geçirdikleri ve bizzat bu süreci yaşadıkları için İsrailli gardiyan rolünü daha gerçekçi oynadıklarını ifade etmektedir. İzleyiciye jenerikten önce 1948 yılından beri 700 binden fazla Filistinli mahkûmun İsrail hapishanelerinde tutuklu olduğu bilgisi verilir.

1980’li yılların Filistin’inde geçen film, 18 yaşından küçük Filistinli bir çocuğu arabasına alan Layal’ın hikayesini anlatmaktadır. Bunun üzerine masum olmasına rağmen Layal mahkeme tarafından suça ortak olmakla yargılanır. Eşi, Layal’den çocuğun kendisini tehdit ettiğini söylemesini isteyerek serbest kalmasını ister. Ancak Layal çocuğun suçunun artma ihtimalini göze alamaz ve dürüstlükle olayı anlatarak hapse mahkûm edilir. Karakterimiz serbest kalmak konusunda ilk başta umutlu bir bekleyiş içinde olsa da zamanla hapishanedeki kadınlarla bağ kurmaya başlar. Film Layal ve diğer kadın mahkumlar üzerinden işlenir. İsrail hapishanelerinde yaşamak zorunda olan kadın mahkumların hayalleri, umutları, bekleyişleri, direnişleri anlatılır. Layal bunlar içinde kendine bir yer bulur. Hapishanede bir gebelik süreci ve doğum geçirir. İnsani olmayan koşullar ve muameleler filmde karşımıza en hafifletilmiş haliyle serilir. Karanlık hücreler, dar koridorlar, insanlık dışı muamele ile seyir esnasında sık sık karşı karşıya kalıyoruz. Yönetmen filmi mutlak kötü algısı üzerinden götürmek istemediğinden klasik İsrailli gardiyan profilinin yanında Filistinlileri savunan İsrailli bir avukatı da gösterir. Filmin içinde gerçek televizyon ve radyo haberlerine yer verilmesi gerçekçiliğe daha çok katkıda bulunur. Bir karakter üzerinden Lübnan işgaline de dikkat çekilmektedir. Filmde Lübnan’ın işgal edildiği, Beyrut’un kuşatıldığı haberlerini duyarız.

Karakterimiz bebeğini büyütme sürecinde kadın mahkumlardan destek görür. Bir yandan hapishanede İsrailli ve Filistinli mahkumlar arasında çatışma sürerken öte yandan Filistinli mahkumların kendilerine yaşam alanı açmak için direnişe hazırlandığı anlatılır. Açlık grevi yapmaya başlarlar, tehditlere rağmen direnişi sürdürürler. Biraz hak talep etmek için ellerinden gelen yalnızca budur; irade ve direniş.

Layal açlık greviyle başlayan direnişe, evladı için ara vermek zorunda kalır. Hücrenin duvarına oğlu Nur’la birlikte çizdikleri dünya, çocuğu için ayakta kalmaya çalışan bir annenin direnişidir.

Sürekli çocuğuyla korkutulan Layal bir gün çocuğunu vermek zorunda kalır, artık hapishane onun için uygun değildir. Filmin sonlarına doğru gördüğümüz avlu sahnesinde Filistinli mahkumlar arasında çıkan küçük bir tartışmaya silahla müdahale edilir. Filistinli mahkumların direnişi arkadaşlarının ölümüyle körüklenir. Direnişe fiziki müdahaleye başlarlar. Avluda bir ses yükselir: “Kanımızla ruhumuzla Filistin’i kurtaracağız!” Filistinlilerin İsrailli mahkumlara karşı direnişi galibiyete doğru giderken yine İsrail’in haksız bir uygulaması yoluyla durdurulur. Gaz bombasıyla müdahale edilir ve sahnede gazdan etkilenmiş kadınların yine de ellerindeki eşyalarla ses yaparak teslim olmadıklarını gösterme çabasına tanık oluruz. Her şeye rağmen mücadeleye, ellerinden geldiğince direnişe devam ederler. Yapılan anlaşma sonucu 6 İsrail askerine karşı mahkumlardan bazıları tahliye edilir. Layal ile arkadaşlarının vedalaşma sahnesi yüreğimize işler. Mahkumların yüzünde özgürlüğe kavuşmanın mutluluğunu görürüz. Sonrasında Layal’in parmaklıklar arasında yalnızlığı, bekleyişi, yıllarca hapishanelerde yatan Filistinlileri ve onlarla kalbi atan ailelerini hatırımıza getirir. En sonunda ana karakterimiz Layal hapishaneden çıkar ve oğluna kavuşur.

3000 Gece bir kurgu olmakla birlikte gerçeklikten hiç uzak değildir. Binlerce anne, binlerce evlat İsrail hapishanelerinde suçsuzca yatmaktadır. Son rakamlara göre 5000’den fazla Filistinli İsrail hapishanelerinde tutulmakta ve bu sayının yaklaşık 300’ünü çocuklar oluşturmaktadır.

Bir gün Özgür Filistin’e ulaşmak niyazı ile…

 

Loading

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir